.

.

27 Ocak 2012 Cuma

Annemin Asaları...



Her zaman ortalığı harman yerine çevirecek şeyler yapmak şart değil ya, biraz da abidik gubidik şeyler yapmalı, hatta sen hiç müdahale bile etmemelisin kendiliğinden oluşsun değil mi?
İşte dahiyane fikirlerimden biri daha karşınızda:))Annemin asaları ile yakın ilişki de :) Daha yere ucunun değdiğine şahit olmadım ben o asaların:)) Bir dolu var evde üstelik... Çoban asası bile var... Ablam sağolsun her gittiği yerden bir tane yakalar getirir ben de bir yerlere tıkıştırıp dururum onları. Ama bu ikisi el altında bulunanlar ve daha çok  annemin oda kapısının ardında duranlardan. Asa deyip geçmeyin, acaip fonksiyonları var. Annemin elindeyken, ki genelde havada daireler çiziyordur, bir orkestra olsa karşısında mutlaka bir eser çaldırır havadaki o kadar hareketiyle. Sonra çok iyi yatak altına düşen ıvır zıvırı çıkarıcıdır. Ya da yüksek bir yerdeki bir eşyayı tek hamle ile merdiven kullanmadan tam kafanıza indirerek alabilirsiniz. Ayrıca iyi bir uyandırıcıdır, yere düşerken laminant üzerinde öyle tok bir ses çıkarır ki kime ne oldu diye fırlarsınız yatağınızdan. Tabii sık sık düşer bu asalar ve neden düştüğü de pek anlaşılamaz ev halkı tarafından. En belirgin düşme sebebi depremdir, 4 ve üstü bütün depremleri Kandilli Rasathanesi kadar iyi tahmin edebiliriz. Lakin en çok bu işlevi beni sürekli tedirgin edip durur, sair düşüşlerini saymazsak sürekli tik halindedir ben de asaların ucunda insan olmadan ki  hareketliliği. Hani gece vakti şu notluğu yaptığım günlerde kendiliğinden bir parça arttı, tam atacakken aklıma, aklımdan çıkmayan asalar geldi. Bu mudur, budur dedim. Şu Faber'in Tack-it olayını sevdim, başka markalarda da vardır mutlaka ama benim elime o geçti, memnun da kalıyorum sonuçlarından:)) Bir parça Tack-İt ile duvara monte edip sabitledim.Size de farklı işlevsellikler açısından fikir verir belki:)) Ohh ne rahatmış ne zaman düşecek diye düşünmeden yaşamak...

13 yorum:

  1. :)) güzel fikir hemde kullanışlı...ay sırıtmadan okuyamadım yazarkende sırıtıyorum.oğlumda bana gülüyor:)

    YanıtlayınSil
  2. çok hoşsunuz=)) ne diyeyim=)) iyi fikirmiş...

    YanıtlayınSil
  3. Alanaycığım teşekkür ederim yüzünde bir gülümseme yarattıysa ne mutlu bana.
    Emeldenciğim, Hilalciğim teşekkür ederim bu yöntemle daha başka şeylerde yapacağım:) Tack-it gerçekten güzel bişi...

    YanıtlayınSil
  4. hay aklımla bimn yaşa:) bayıldım kuzum

    YanıtlayınSil
  5. Aa haaa, tuttum bu fikri :)

    YanıtlayınSil
  6. Hilalciğim, Boncukcum teşekkür ederim.
    Banucam tut canım tut, duvara çivi çakmadan montaj olayı çok güzel.

    YanıtlayınSil
  7. Ben de tuttum bu fikri, çok iyi düşünüp pek tatlı anlatmışsın.
    O,Tack-İt de ne ki bden de kırtasiye dünyasından çok mu uzağım nedir?
    Hani o hamur gibi yeşil zımbırtı mı?
    Evde olacaktı bulup adına baksam mı:)))

    YanıtlayınSil
  8. Nalanım teşekkür ederim. Evet tack-it o yeşil yoğurup yapıştırdığın şey. He he senin evde olmaz mı , senin gözünden kaçsa Mahı abimin gözünden kaçmaz:))

    YanıtlayınSil
  9. asalarinizin islevine bayildim.hele hele deprem siddetini olmesi super,hep dayanak olmayacak ya ,arasirada bole isler yapsinlar.

    YanıtlayınSil
  10. Süper bir fikir. Bende yaşlanınca kendime yapacağım. Öptüm seni Şule Sultan.

    YanıtlayınSil
  11. Cihancığım, Dİlekciğim teşekkür ederim. Cihancığım vallahi o özelliği en kullanışlı olmayan yönüydü ki bana bunu yapmama vesile oldu.

    YanıtlayınSil