.

.
Punch Nakışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Punch Nakışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2011 Pazartesi

Karanfilli Lale

Karanfille başladım laleyle bitirdim  bu defa:) Osmanlı süslemelerinde en çok kullanılan iki çiçeği tek bedende buluşturmayı düşledim. İlk denemeyi siyah kumaş üzerine dore ve lame iplerle tıktıklayarak yaptım hem deseni hem de ipleri denemek istiyordum, kendimi tıktıklara öyle bir kaptırmışım ki lalenin boyutunu abartmışım da abartmışım :=( böylece ilk tık-tık hezimetim de hayatımdaki yerini aldı:))) Neyse yılmak yok ben onu yine bir şekilde değerlendiririm çünkü oran da sapma olsa da dokusu yine de hoşuma gitti. Tekrar başladım tık-tıklara ve sonuçta bu çıktı ortaya her ne kadar dore ve lame de durduğu gibi durmasa da renklerin tonları pek birbirini tamamlamasa da sevdim hezimetlerin arasına katmaya kıyamadım ve altına her zamanki gibi cd yerleştirip çerçeveledim.



17 Mayıs 2011 Salı

Bu çiçek o çiçek:))

O çiçek bu çiçekte, bu çiçek hangi çiçek? Haydi gel çık bakalım çıkabilirsen işin içinden:)))


Böyle tuhaf bir durum yoktur herhalde:)) Bildiğin çiçekleri yap bilmediğini değil sonunda kıvranıp duracağına değil mi ama?
Adını bilmem ben bu çiçeğin daha özü adını bildiğimi sandığım çiçekle bu görüntü eşleşemedi  lakin böyle bir çiçek var durup dururken yeni çiçek uydurmadım ya.
Zambak diye çıktım yola bir çiçeği lila ve mor tonlarında diğerini de beyaz ve lila tonlarında yapacaktım güya ,lila-morlar tık tık bitti  onu hayal etmekte hiç zorlanmadım, sıra beyazlarına geldi, çiçeğin beyazdaki gerçek duruşunu şöyle bir görüp aklımda sentezleyeyim derken  google'ı tıkladım ki bir de ne göreyim  zambağa hiç benzemiyor çıkan sonuçlar kel alaka:))  Bir bilen varsa adını bahşetsin lutfen bana, bu çiçek o çiçekte o çiçek hangi çiçek?

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Vay vay vayyy-4/Gelincikler

Elim iyicene alıştı tık-tıklamaya :))



Son çalışmamı yaparken  google'da kaynak aramaktan bitâp düştüm. Onu mu yapsam bunu mu yapsam derken gerçek bir gelincik tarlası ilişti gözüme. Kıpkırmızı gelincikler, nasılda güzel duruyorlardı.Yıllar yıllar önce, her yer betonlaşmamıştı daha, yazlığa giderken yolda gözüme ilişen böyle bir gelincik tarlasını  gördüğüm kadar yakın sanıp, engebeler aşarak zor zahmet ulaşmış, diz boyu gelincikler arasında resimler çektirmiştim. Bu kere hayali de olsa o gelincik tarlasına girdim ve  hayali de olsa bir tutam gelincik topladım, goncası, yavrusu, rüzgarda savrulanı ile hem geçmişi yadettim hem de bu panoyu işledim...


29 Nisan 2011 Cuma

Vay vay vayyy-3



Fobimi yendim yaaa yakında hobimi nasıl dizginleyeceğim derdine düşeceğim:)) Bu laleleri çizdim ve tık-tıkladım,yakından renkleri ve duruşları  fotoğraftakinden çok daha güzel,..




28 Nisan 2011 Perşembe

Vay vay vayyy-2


 Mevsim lale mevsimi, hal böyle olunca sıra tabii ki laleler de... Baştan planlı hesaplı iş yapmadan başlayınca ve de elimdeki kasnak hayalimdekinden küçük olunca daha detaylı çizdiğim lale deseni bu hale gelerek bitti.Neyse o da bir başka bahara kaldı, bu gece tık-tıklar onu da bitiririm:)))

27 Nisan 2011 Çarşamba

Vay vay vayyyy...



Vay vay ki ne vay bana, fobim meğer benim hobimmiş:)) Kendimi keşfetmiş gibi oldum ama vallahi aynen öyle:))
Türkçe karşılığını bilmediğim şu ''Punch Nakışı'' yani delgi işleme tekniği tam benlikmişte benim haberim yokmuş.
Efendim belki 7-8 ay önce, belki bir gün krizim tutar lazım olur diye tuhafiyeciden bu işi görecek alet takımını almış, plastik ambalajını kesmeden bir kenarlarda inzivaya bırakmıştım.Asıl hedefim bunu işlevi dışında gelecekte yapmayı düşlediğim folyo çalışmasında kullanmaktı. Ablamı 1 aylığına Brezilya'ya gönderirken ardından taleplerimi sıraladım ''Bana öyle abuk sabuk daraşmalık tişörtler falan getirme, hobilerimle ilgili enteresan bir gereç bulursan onu al'' diye... Hal böyle olunca o da ilgi alanım olmasa da kullanacağımı düşüneceği bu punch nakışında kullanılan iğneyi  ne işe yaradığını bile bilmeden almış getirmiş. Benim ki inzivada olunca bir de aynısı gelince önce pek makbule geçmedi ne yalan söyleyeyim,  aslında bu alete karşı denemeden bir soğukluk vardı içimde yapamazmışım beceremezmişim gibi geliyordu kurs falan görmeyince, açıkcası moralimi bozmaktan tırsıyordum geçenlerde birden direncimi kırdım şöyle bir deneyeyim bakayım  ne çıkacak dedim. Aaaa baktım iki tık tıkla  iyi gidiyor ama getirdiği aparat öyle ahım şahım değil ip ince geldi,  benim inzivadaki set daha foksiyonel,  hemen pür telaş açtım başladım tık tık delgilemeye...
Del Allah del, kendimi alamıyorum yaptıkça yapasım geliyor.
İlk hasılat bu, acemi işi ama elbet biraz çabalarsam biraz araştırırsam biraz gözlemlersem daha iyisini de yaparım diye düşünüyorum. Çok zevkli bu çalışmanın başlama ve bitiş süreci 1,5 saat gibi üstelik...
Sevdim ben bu işiiiii, hem de çok...Diğer aleti de kuzen'e verdim yaptıklarımı görünce o da bir heveslendi.
Teşekkürler ablam bilmeden zembereğimizi boşalttığın için bir taraftan kuzen bir taraftan ben neler yapmayız şimdi bununla ...