.

.
Kolye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kolye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2012 Cuma

İki Kolye..


Prada Çanta'dan arttırdığım zincirler öylesine sağlam ve güzeldi ki tabii her zamanki gibi atılamadı, bir yanım diyor ki yok artık bunlarda saklanır mı, diğer yanım diyor ki at sonra da vicdan yap neden attım diye:))Her zaman olduğu gibi  vicdan galip geldi, elbet bir gün kolyeye ya da bir başka aksesuara dönüştürülürdü:)
Demek o gün bugünmüş. Hem çantayı daha severek kullanabileceğim askı boyuna getirdim hem de bu iki dantel kolyeye sahip oldum. Üstelik bir parçayı ne zaman kaybettim ki diye kendime hesap da sordum:))  EEEeee daha ne olsun, malzeme kutularından 2 parça daha eksildi:)) Resimler gece çekimi dolayısıyla pek iyi çıkmadı, programla düzelteyim dedim ama öyle yoruldum ki bu hafta onu da yapamadım. İdare edin artık...




3 Nisan 2012 Salı

Bahar Karşılaması-Takılar/2

Bugün yine hava soğuk:( aslında güneş yüzünü gösterdi ama keskin bir soğuk var, belli ki Banu'ların bahçesine yağan karın soğuğu bize ulaşan.Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır denir yaa eee o da geçti peki bu neyin nesin?Eski takvime göre Mart çıkmadı daha derdi anneannem...Bütün gün evdeki luzumsuz işlerle iştigal edip kendimi yorduktan sonra bir de ablam tuz biber ekti yorgunluğuma. Bir gün önce feci yağmura yakalanmışlar turist kafilesi ile birlikte Galata Kulesinde, lök gibi geldi üstü başı.Zaten ikimizde 2 aydır gribiz:( iyicene kötüleşmiş. Bu akşam ateşler içinde yanarak ulaştı eve arabasını bile alamamış koyduğu yerden,çok sık hastalanmaz ama ateşi çok yükseldiğinde kendini kaybeder ve bu durumda bizi korkutur her defasında. Baktım olacak gibi değil gecenin ilerleyen saatleri ambulanslık olacağız haydi doğru hastaneye dedim. Apar topar acile gittik, neyse peşpeşe 2 serumla gözünü açtı güle oynaya eve döndük. Böyle durumlarda beklemek, evdeki ilaçları alarak bekleyelim düşer demeyi ben yanlış buluyorum, özellikle ateş 38.6C nin üstüne çıktığında en garanti çözüm hastane. Yarın ekmek parasının peşinde Ankara yolcusu:( Dr yatıp dinlenmeniz gerekir diyor yarını da geçireyim söz diyor, illa yarını geçirecek yani, adamcağız acıdı yalvaran bakan gözlerine belki de 2. serumu fazladan verdi:))
İşte bizim evin bugünkü halleri... Dün gece güya Bahar Karşılaması yapacaktım son yaptığım kolyelerle, olmadı, bu geceye kaldı derken şu satırları yazarken baktım bu gece de bitmiş gitmiş. Halacığım Marmaris'ten bir dolu dantel göndermiş, ilk üretimler takıda olsun dedim. Bunlar çıktı ortaya, biri halaya diğeri 2B ciklerimin annesine:))




1 Nisan 2012 Pazar

Bahar Karşılaması/Takılar

Baharı böyle karşılamak istemezdim:( öğleden sonra başlayan ani fırtına halen evin duvarlarını sökmeye uğraşıyor daha başaramadı sadece ön balkonumu talan edip, arka balkondan kombinin borusunu yürütebildi:)) bir yandan da yağmur sağnak halinde yağıyor. Bilin bakalım bugün ben ne yapmaya başladım; bahar temizliği:)) He hee :))kara bulutları görünce başlamamla bitirmem bir oldu zaten pek canımda istemiyor bu sene, illa bahar geldi diye evi kaldırıp indirmekte neymiş boşuna dememişler başka bahara:)) Bir daha başlar mıyım bilmiyorum, ben en azından tüm iyi niyetimle denedim olmadı:))
Neyse gelelim bugünün yazısına, aslında Bahar Karşılaması bu yazı da olmayacaktı ama yaptığım diğer takıları yetiştiremedim az eksikleri kaldı...
Artık boncuk kutularımın içinde inliyorum... arka kapama bile kalmamış doğru dürüst, yaa kriz anları için alışverişe çıkıp en azından elzem malzemeleri almam gerekiyor ya da kalan boncukları da bir torbaya doldurup doğru çöpe yollamam, tabii beraberinde takı yapma sevdama da artık  havlu atmam:(
Hangisini yaparsam daha az acı çekerim bilmiyorum, kolay mı vazgeçmek ya da vazgeçmeyi bilmek?  Malzeme ile boğuşmak bu kere yordu beni yapmak istediğini yapamamanın yorgunluğu hissettim.Aranmaktan yoruldum... Bunca boğuşmamın sebebi 2B'ciğimin anneleri:)) Bir kutu kopuk boncuk göndermiş ''Şule ablam birşeyler yapsın bana'' diye ama onlarda istediğim gibi malzeme değil:( söz konusu takı olunca yenilemeyi bu anlamda sevmiyorum. Sonuçta kopartıncaya kadar kullanmış, kopukta olsa severek kullandığı bir kolyeyi yenile deyince bozmuş onun hiç hoşlanmayacağı bir hale getirmiş olabilirim...Ya beğenmezse yaptıklarımı duyguları ile boğuştum durdum bu yüzden...
Hayırlısı bakalım...tez ulaştırıp yerlerine kurtulmalı biran evvel  bu sancıdan... Beğenir mi dersiniz?











24 Eylül 2011 Cumartesi

Giriş, gelişme, sonuç...


GİRİŞ : Aklım takılı  benim şu takı olayına...Hep kendimi uzak tutayım diyorum, elimden uzaklaştırıyorum bir şekilde de aklımdan uzaklaştıramıyorum bir türlü. Ordan dolanıyor burdan dolanıyor, sonra bir bakıyorum ben tezgahı yine takı yapmak için kurmuşum.

GELİŞME: Bu sefer aklıma takılan bir ağaç, hem de öyle böyle değil çok uzun zamandır aklımda. Önce aklıma düştü, sonra bir tesadüf malzeme kutuma eklendi, sonra bir resim oldu, sonra okuduğum bir öykü de ortak bir düş oldu ince ince tarif buldu adeta. Sonra tam da unutulmuşken takı sandığının en dibinde ben durduk yerde bir minyatür deneyimi yaşamak istedim, kopardığım büyükçe parça hamurdan parçalar arttı, onları pakete koymak yerine gecenin bir vakti yoğurup şekillendirmeye başladım bilinçsizce... Avucumda yuvarlanırken kendi halinde, form buldu bu küçük parçalar, daha büyüğü, daha küçüğü,daha belirgeni nihayetinde su akıp yolunu  buldu ...

Resmi tıklayın:))

SONUÇ: Derken derken bir masanın başında yine takı yaparken buldum  kendimi... Sanırım bu kısır bir döngü içimde tutsaklaştırmaya çalıştığım, ne beynim ne de ellerin uzak duramıyor bir türlü, belki gelmesini beklemek, geldikçe teslim olmak gerek zaman zaman da olsa, çünkü ben böyle daha huzurlu hissediyorum kendimi, yorgunluktan arınmış, dingin bir huzur bu defa resmini çizmeye çalıştığım, benim olsun istediğim ...




Zincirini de kendim ördüm ,
hem de çok severek incecik iplerle,
eee altın almış başını gidiyor...

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Bir kolye olsun...




Kıyıda köşede perde kordonu kalmadı salondakileri saymazsak tabii onlara da dokunamam şimdilik lakin onlar kullanılacağı zaman fazla iş çıkarmayacak aynı şekilde örülmüş çünkü :)) Bu yüzden son  siyah perde kordonu itina ile püskül kısmına kadar söktüm ve tekrar ördüm. Bu kez uzun bir kolyeye dönüştü. Bileklerim ağrıdı örerken uzun iplerle çalışmak gerçekten zormuş, ben en iyisi bileklilere devam edeyim değil mi?