.

.

20 Kasım 2010 Cumartesi

Kaftanlar/Tören/ Kılıç Alayı

Padişahım ''Kılıç Alayı''nda giymişti bu kaftanı, dün gibi hatırlıyorum:))
Arz-ı Hal

Değerli devletlüm,yüce padişahım,


Ferman buyurdunuz bütün kaftanlarınızı bu naciz kulunuza hibe ettiniz, ilk başlarda çok sevindik, padişahım ne yüce gönüllü, pek bir bonkördür dedik, çokk yaşa diye yeri göğü inlettik, iyi ettiler hoş ettiler dedik de ARTIK YETER DAAA!!!!

İki göz oda, 2 kapaklı gardrop geçilmez oldu dev gibi  azametli kaftanlarınızdan...Bir yandan Kraliçem haber yollar ''Hele bir üzerinde göreyim lime lime edeceğim o kaftanları!!'' ...öte yandan Vezir-i Azamla  gözgöze gelince parmağını boğazında sallar ''az kaldı,boğazını keseceğim'.

Sığmaz oldu kaftanlarınız bir türlü 2 göz gardrobuma, kapaklar her daim açık!!! Gece oldu mu kabuslar başlar Yüce Padişahım, Kraliçem bir kaftanınızı giymiş, hortlak gibi kollarını açıp zehir şişesi sallar kahkahalar atarak yüzüme yüzüme, bir diğer kapaktan elinde hançer vezir-i azam fırlar ''Siz onu bana bırakın Kraliçem,değmez  elinizi kana bulamayın!!!'' diye... En güzel kaftanınızı giymiş hemi de.. Elinde koca bir kılıç,gece boyu  boğazıma boğazıma hamle eder sallar da sallar .. Hep kabus, hep korku!!!

Yok Padişahım yokkkk, istemem kaftanlarınızı...Defterdar iki günde bir kolunun altında iki cilt mufassal ile adam yollar, Bir'un yolda görse kan ter içinde kalıncaya kadar peşimi kovalar ''Bunlar Beyt-ül malı, Öşür ödeyeceksin!!!''

Elçiler yaşlanmış kapınızda huzura çıkmak için beklerken padişahım, tam anlamıyla bin dereden su getirmeleri gerek kabule ererken.Ben kulunuz korkmaya başladım fena halde kellemden...Arkanızdan ne işler dönüyor, en geç sizin haberiniz oluyor,kraliçem, vezir-i azam ve defterdar bir olmuş kuyumu kazıyorlar, derin uykudasınız giyinip kuşanıyorsunuz da ruhunuz duymuyor...

Benim suçum ne , bir ferman ile iki çul için durup durduk yerde başımdan mı olayım?

Yok istemem artık kaftan falan yüce padişahım,bu fermanınızı geri alıp ben kulunuzu bağışlayınız.Rif’atlü ve merhametlü sultânım hazretlerinin hâk-pây-ı şerîflerine arz-ı dâ’î-i hakîr budur ki ;ferman buyurun, bıraksınlar peşimi, istemem kaftanlarınızı yeter ki ben huzur bulayım...

Tövbekar Kulunuz...

İade: 2 adet kaftan


Yokkk, yoook kesin Kaşıkçı Elmasını böldürmüş!!!

19 yorum:

  1. alemsin fiammam ,
    kaftanlar da yazı da şahane olmuş

    YanıtlayınSil
  2. Yine pet şişeydi, ottu, çöptü de, düşeyim burada yerlere. Tam eski avize kristalleri ile uğraşıyordum ben de, pardon, kaşıkçı elmasını parçalıyordum:))

    YanıtlayınSil
  3. Sen var ya, alemsin :))
    Ne güzel anlatmışsın öyle, nerden aklına geldi... Müge gibi her tasarımına bir hikaye de senden dinleyeceğiz anlaşılan, çok yaşayın emi :))
    Bu arada kaftanlar da çok güzel amaaaa....

    YanıtlayınSil
  4. Yeni kaftanlar tam Tören Alayı ile kutlama yapmak için hazırlanmış bence,kaşıkçı elmasına bile kıyıp bölmüşler.Ellerine sağlık Fiamma

    YanıtlayınSil
  5. Teşekkür ederim sevgili nalancığım,esenciğim...
    Sevgili Nedukcuğum vallahi aynen öyle yine pet şişe ve yine atılacak bir bluzun üzerinden sökülen taşlarla oldu bu kaftanlar:)) ama kıyamam ben sana düşme ne olur...Kristal avize konusunda teyzemin mirascısıyım yeni brşey alınca kristali bana verecek ee benimkisi önceden alınmış göz ve söz hakkı:)))Senin kristalleri heyecanla bekleyeceğim...

    YanıtlayınSil
  6. Ahh Banucam, Mügeciğimin kıyısından geçemem ben onun hatunları hep saraylı adeta ruh üfürüyor içlerine dizaynları ile bütünletirip...
    Benimkilerinde ise Allahtan ruh yok:)) yukarıdaki hikayeye baksana Kraliçe,Vezir Defterdar hepsi için için diş bilemişler, kabus gibi insan şükrediyor hal böyle olunca... Ama hikayelerim olsun, seviyorum ben yaaa...Bir tebessüm yaysın okuyanın yüzünde yeter de artar bana...

    YanıtlayınSil
  7. Ne güzel yaptığınız her şeye bir de anlam katıyorsunuz..Yazı kaftanla bir bütün olmuş...Çokta şık olmuş...

    YanıtlayınSil
  8. kaftanların her biri birbirinden etkileyici...
    yazı da aynı şekilde...
    eee fiammacığımın elinin değdiği herşey bu hale geliyor işte ..
    kocaman öpüyorum seni :)

    YanıtlayınSil
  9. Sevgili Nazancığım,Figenciğim teşekkür ederim güzel yorumlarınıza...
    Sevgili Tülinim ne oldu da dertlendirdim seni, kaftanları iade ettim diye mi üzüldün:))

    YanıtlayınSil
  10. Merhaba arkadaş, ben gelip sevgi, saygılarımla, tebrikler, her zaman çok güzel şeyler var.
    http://agulhaetricot.blogspot.com
    http://agulhaetricot.com
    http://titacarre.elo7.com.br

    YanıtlayınSil
  11. Cara Roberta, ti ringrazio per il tuo commento...

    YanıtlayınSil
  12. Ah Fiamma'cığım ben nerdeee yapacağım o çiçekleri. O kadar da gözünde büyütme beni:)) İnternetten satın almıştım bir zamanlar renk renk.Sadece keçe yapraklar ilave ettim.
    Benim avize taşları seninkiler gibi zarif değil. Maille resimlerini gönderirim. Pek birşey olacağa benzemiyor.
    Bir de şu Roberta Hanım'a cevap verememiştim. Senin cevabını kopyalayıp yapıştırayım bari:))

    YanıtlayınSil
  13. İstesen dah alasını yaparsın Nedukcuğum ve bu da bir iltifat değil elin değsin yeter...Prenses tacı gibi olmuş tacın:)

    YanıtlayınSil
  14. AA ben niye buradan cevap yazdım şimdi:)) Hadi bu da böyle olsun, bir daha gelişinde okursun can...

    YanıtlayınSil
  15. Süpersin süper..kaftanlar muhteşem olmuş, ne olarak kullanacaksın onları? Hikayeni anlamaya çalışırken kaçırdım mı yoksa? Ben saray dilinden anlamadığıma göre saraylı değilde hikayelerini yazan olabilirim ancak..Kendi yorumuna da bayıldım bu arada:) benim ile seni mukayese etmişsin ya..hoşsun vallahi, bayıldım bayıldım ve dediğin gibi okurken de yüzümdeki gülümseme bana da iyi geldi.Seviyorum seni kadın:)

    YanıtlayınSil
  16. Mügeciğim bunlar anahtarlık ''kaftanlar'' adlı yazımda var kullanım hali, burada tekrar yazmadım anahtarlık diye...
    Seninle ilgili yorumuma gelince sadece gerçeği yansıtıyor takılarınla öykülerinle saraylısın sen saraylı...

    YanıtlayınSil