.

.

25 Kasım 2013 Pazartesi

Artebella Sunum Workshop'u İzlenimlerim...





Bugün Arnavutköy Konak'ta yine bir workshop günü yaptık. Yani bütün kızlar toplandık, toplandık, yine toplandık... Dostlarla geçirilen her gün güzeldir, dostlarla geçirilecek her bahane de güzeldir. Ama bu defa heyecanım daha bir başka.... Geçen ay yaptığımız Konak toplantımızda kendisini ve ailesini tanımaktan büyük keyif duyduğumuz Artebella  firmasının yönetici eğitmeni Gülçin hanım'ın  bize Artebella Ürünlerini kullanarak yapabileceğimiz  farklı çalışmaları bir arada nasıl kullanacağımızı ve teknik detayları paylaşacağı  bir sunum hazırladığını duyunca heyecanlanmamak elde değil. Yani işi bu kere mutfakta değil ürünün ekim yeri olan tarladan öğreneceğiz. Hele ki benim gibi ahşap boyama gibi konulardan evde yer sorunu nedeniyle ile uzak duran biri için gözlemlemek, ev ortamında ne kadar bulanabileceğimi tartıp biçmek açısından da biçilmiş kaftan böylesi bir sunum arkadaşlar....






Ne deneyim edindim arkadaşlar, ne deneyim bir günde alim oldum desem yeridir ve tabii  beni alim mertebesine eriştiren deneyimleri gözlemleri  sizlerle ve taze heyecanla buradan paylaşmazsam olmaz ki bizler birbirimizi aydınlatan minik birer ateş böceği olmadık mı herbirimiz için daima... Öyleyse ışık almaya ve ışık yaymaya devam...

Vallahi konuya dar mekanlarda bu ahşap işlerinin nasıl yapılabileceğinden girdim ki bir çoğunuz benim gibi ev ortamında ahşap boyama işinin çok zor ve kirli bir iş olduğunu bulanıp bulaşmadan yapılabilir bir iş olmadığını düşünüp duruyorsunuzdur. En azından ben hep böyle düşündüğüm için içim gitse de, Meraliçemin, Kübra hocamın atölye ortamında  öğrencileri ve arkadaşları ile yaptıklarını görüp hüzünlensem de, ellerim kaşınsa da illa yaz ayları illa dış mekan, küçükte olsa balkonum diye tutturup dursam da ve kendimi hat safhada dizginlesem de ne beyhude korkularla boğuştuğumu görünce ne kadar isabetli bir workshopta olduğumu farkettim. Bu workshopta ilk olarak tam da bunu öğrendim ki kazın ayağı hiç de öyle değilmiş. Yani küçük bir masa hatta bir zigon hatta elde bile bulanıp batmadan çok güzel keyifle kullanabileceğiniz objeler üretebiliyormuşuz. Bu anlamda bundan böyle kim tutar beni.... tutmayın da zati bırakın senelerin acısını çıkarayım değil mi ama:))











.
Yine benim beynimdeki kurtcuğa dönüşen ve eğitimsizliğim nedeniyle sıkıntı duyduğum konulardan biri daha Sevgili Gülçin hanım'ın anlatımıyla son buldu ki bu da hangi boyayı nerede kullanabileceğimizdi. Kumaşa kumaş boyası, ahşaba ahşap boyası, cam'a cam boyası aran dur stoklan dur habire... Ve en önemlisi evde o anda yaptığınız objeye uygun boya yoksa kıvran dur acaba ahşap boyasını cama vursam ne olur diye diye... Artebella ürünlerinde bu sorunda sıfırlanmış arkadaşlar ki boyalar birbiri ile karıştırıp yeni renkler, tonlamalar elde edilebildiği gibi zeminler de farklı olsa aynı boyayı bir çok yerde kullanabiliyorsunuz tereddüt etmeden. Dedim yaa alim oldum demem boşuna değil arkadaşlar,benim gibi farklı bir çok hobiye el atan maymun iştahlı tiplerdenseniz hele ki bir minyatüre de bulaşmışsanız ucundan ucundan her zemin nevi için boya bulundurup onları muhafaza etmek de ayrı bir sorun yaratıyor haliyle ev ortamında.Boyalar ve bunların kullanımı ile ilgili alanlardaki etkilerini Gülçin Hanım deneylerle bizlerle paylaşırken bingo bir ürün daha hepimizi heyecanlandırdı. Düz zeminlerde kullandığımız, karıştırırken pörtücükler oluşmasın diye dualar ettiğimiz, döktüğümüzde kabarcıkları alevle alazladığımız 100 kat verniğin fırça ile sürülebilir uygulama esnasında kuruma süresi oldukça uzun parlak yüzey yaratan bu sır vernik hakikaten ne sihirdir ne keramet türü  bir ürün. İster ahşapta ister camda, ister seramikte ister kumaşta kullan... Kumaşta mı dediğiniz duyar gibiyim, evet kumaşta da... Harika sararma yapmayan bir porselenleştirme ürünü, benim kocakarılar bile her an nasiplenebilirler bu durumdan ki nasıl olur acaba diye düşünmek bile beni heyecanlandırmaya yetiyor. Bu konuda çok cesaretli değilim aslında ama bir deney yapmak içinde yanıp tutuşmuyor değilim hani. Bu ürünün en güzel yanı da küçük şişeler içinde kullanıma sunulmuş olması ki israfı önlüyor, israfı sevmeyen biri olarak bu ürünü çok sevdim...
Hımmm ne deneyimler var ne deneyimler... Elifi görse mertek sanacak olan bendeniz için sihirli bir bavul açıldıkça açılıyor, hokus pokus deyip bir güzelliğe dönüşüyor bir anda... Bunlardan biri de kolay transfer çeşitleri ki ben yapamam ki ben beceremem herhalde sorularını silip atıyor bir anda yani o kadar kolay.... Benim Gülçin hanımın bu sunumu sayesinde sadece boyanan zeminlere mi transfer yapılabilir sorularım bertaraf oldu gitti. Deneyimsizliğim, malzeme tanımazlığım nedeniyle nelerden uzak tutmuşum ben kendimi ki...
Kolay transferin 2 cinsi varmış ki bunlardan biri açık renk zeminlere, cama ve varak üstüne ,diğeri ise koyu ve beyaz zeminlere uygulanan. Tabii bir de bunun yanı sıra kumaşa uygulananlar da var...Her türlü zeminde verdiği sonuç ise olağanüstü... Bir sünger, bir bardak su ve kolay transferiniz varsa elinizde her türlü zeminde 2 dakikada harika sonuçlar alıyorsunuz.  Ben özellikle varak olayını oldum olası seven biri olarak sonuçları gördükçe pek bir heveslendim. Örnek için Gülçin Hanım'ın getirdiği Zeugma/Çingene varaklı cam tabakla adeta aşk yaşadım. Tabağı öyle bir sahiplendim ki kimseler el sürdürmedim, hele Medişin Takı Dünyasının aklı kaldı tabakta:)))EE daha önceden Beşiktaş Belediyesindeki kermesten aldığım tepsi ile takım oldu ama doyamadım hem koyu zemin hem de varak zemin için uygulanacak kolay transferlerden çingen kız baskısından daha aldım ki onlara uyacak başka  objeler de yapayım.





Beyin fırtınası yaptık adeta, hangi birini yazayım neyi unutmayayım ki derken aklıma bir başka deneyim olan rölyef paste geldi ki ilk sokağa çıktığımda bu mucize üründen eve renk renk depolayacağım. Stencil kalıpları kolleksiyonumu kullanıma açmak için biçilmiş kaftan özellikle kumaş üzerindeki duruşuna bayıldım. Sürümü öylesine kolay ki bulaştı, dağıldı alta çıkmadı derdi yok. Adeta baskı kalıp gibi defalarca yıkamadan seri bir şekilde kullanıyorsun.Bir plastik bıçak ve rölyef paste ile neler yapılır neler...Pasta rölyef uygulanmış bir alan üzerine kolay transfer ile yapılan örnekleme hepimizin çok hoşuna gitti ki fayans efekti bile yapılabilir bu yöntemle Offf zamansızlık... hepsini denemek istiyorum bu heyecanla ben de  hokus pokus yapayım istiyorum.Belki hemen yani yarın sabah uyandığımda olmayacak bu buluşma ama ben de bu seminer hipnoz terapi etkisi yarattı ki artık ne boyalardan ne ahşaptan ne camdan ne de bulanmaktan korkmuyorum. Teşekkürler Artebella ve teşekkürler Gülçin hanım bu sihirli dünyanın anahtar deliğinden bakıpta içeri girmekten duyduğum korkuyu yendirdiğiniz için...
Bir güne çok şey sığdırdık lakin sadece bilgi edinmekle kalmadık aynı zamanda çok güzel bir ortamda güzel arkadaşlarla kahkahalarla dolu bir gün geçirdik. Bendeniz bu workshop ashabiyle zihni sinir projelerinden birini Konağın en güzide odasına uygulayıp Zıkkım Odasına çevirince adeta kahkaha kıyameti koptu, kapı önünde zıkkım içenler ve içmeyenlerce adeta resim çektirme yarışı yaşandı...EEE böyle bir odada lazım değil mi ama hem içmeyenleri korumak hem de içenleri rahatlatmak adına...Daha önceki toplantılarda olduğu gibi bir noktaya bu vesile ile dikkat çektik efendim ki kıssadan hisse özgürlükleri, kişisel tercihleri yasaklarla kısıtlamak yerine alan yaratarak onlara caydırıcı, ürkünç çözümlerde sunulabilmeli:))), daha ne atraksiyon olsun ki... Önemli olan hoş seda olmak, keyifli vakit geçirmek değil mi?




Tabii aç açına olmaz bunca keyif... Öyle güzel yiyeceklerle, ikramlarla Sevgili Fidan bizi ağırlıyor ki tadı damağımızda ayrılıyoruz her defasında... Bugünün Top10'unu sıralarsam Muharrem ayı nedeniyle bir aşuresever olarak Aşureyi number one'la onurlandırıyorum tabii ki...Allah kabul etsin, sevabını hanenize, pişirene,ikram edene ve yiyene yazsın.. Ardından dumanı üstünde tüten pırasalı börek atbaşı farkla favorim... Lokum denilen tatlının damakta bıraktığı haz, hımmmmm hımmmm yani ,kıymalı patatesli börek, mercimekli buğdaylı turşulu salata, kanepeler, limonlu turta, lorlu kurabiye, yaprak dolması, biber dolması... midende yer kalmadı az sonra balon gibi patlayacaksın Fiamma derken Serpil hanım kulağıma eğilip yufkalı ceviz sarması enfes yoksa tatmadın mı daha demez mi? Tattık efendim onu da tattık, üstelik tatmakla kalmadık gittik geldik dadandık. Yemek bloglarından boşuna uzak durmuyorum ben derken kara kara bir sonra ki toplantı da kimbilir bize daha neler hazırlayacak diye düşünmeden uzak duramıyor vallahi insan..Zaten görüntü olarak inkar etmiyorum da su içsem yarıyor demek düpedüz yalancılık olur:))









Vee son olarak teşekkürler Fidan, teşekkürler Filiz, bu güzel günü bize yaşattığınız için...
Ne demek öyle son teşekkür dedim birden ki bu buluşmada da 3 güzel firma bizleri yine ellerimiz kollarımız dolu gönderdi Konak'tan...
Teşekkürler Orkide Hareketi, Teşekkürler Doğadan Çay, Teşekkürler Neva Color... Bu sezon çaylarımızı yudumlarken ürünlerinizle güzelleşeceğiz biz hanımlar...



Teşekkürler Sevgili İnci hanım, konağı alıp ayrılıyorum bu etkinlikten...






7 yorum:

  1. Şekerim bu nasıl güzel bir yazı :) hiçbir detay atlanmamış diyecektim ki atlanmış maalesef....
    bir dünya emek harcayrak hazırladığım terlikleriniz ve yaka yazılarınız :( artık ekleme yapar mısın yapmaz mısın bilmem...zıkkım odası projenden dolayı sana ödül vermem lazımdı....bir sonraki etkinlikte takdir ederim inşallah :) geldiğin için,dostluğun için,emeklerin için herşey için :)

    YanıtlayınSil
  2. Sevgili Fiamma, bu postunu ansiklopedik bir bilgi niyetine okudum. Samimi olmak gerekirse sonuna kadar okuyamadım, lazım olunca gelir okurum dedim. Ben de ahşap boyamaya bulaşmamaya çalışıyorum fakat yapılan güzel şeyleri görünce içim içimi yiyor. Yazdıklarını bu gözle okudum, teşekkürler...

    YanıtlayınSil
  3. vayy senin alimliindenn bak bende faydalandım bile.özellikle transfer konusu ve şu her zeminde her tonu bulabileceğimiz boyalar konusu süpermiş! baktıkça imreniyorum .emeklikiğime çok var çok yoksa dibinizdeyim kim tutar beni :)
    keyfiniz daim olsun canım.

    YanıtlayınSil
  4. çok güzelbir gündü fiammacığım çok eğlendik.tekrarları gelir inş çok öptümmmm

    YanıtlayınSil
  5. Eeee... Siz İstanbul'lu blogerlar, çok oluyorsunuz artık:((

    YanıtlayınSil
  6. Bana o konakdan 5-10 tane lazım ya...

    YanıtlayınSil
  7. Dedim di mi? Bana o konakdan 5-10 tane lazım. Hatta ban a özel konak olsun. Çok katlı, çok raflı, kocaman. Kendim oturacak değilim hoş, yüksüklerime bir dam olsun diye.

    YanıtlayınSil