.

.

6 Nisan 2011 Çarşamba

Kandıraviçe:))



Biraz soluklanalım bilekliklerden, yoksa bloğumun ismini değiştireceğim günce falan kalmayacak ortalıkta...

Yok, yok  başlıkta yanlışlık yok, yanlış kelime kullanmadım da kelime türettim yaptığım işi açıklayabilmek için sadece...
Efendim, herkes kanaviçeye, çarpı işine, etamin'e sardı şu günlerde... Google da ne arasam ertesi gün 10 marifette yayına bir sürü şey geliyor aynı konu ile ilgili, bunda da aynen öyle oldu. Telapatik olarak eş zamanlı düşünüyoruz sanırım yaptıklarımızda da ya da tanrı google beni gözetiyor ki fazla aranmayayım diye önüme koyuyor herşeyi:)
Ben etamin'in dokusunu seviyorum lakin oturup saatlerce işlemek bana göre değil, ancak ayıldığım bayıldığım bir iş olursa kendimi disipline eder, oturur hakkıyla yaparım orası başka :)) Şimdi kasnağı alacaksın, gözlüğü takacaksın, iplikleri yayacaksın hele bir de benim gibi neredeyse düz kumaşa yaparsan sayıp sayıp çarpacaksın, olmadı sökeceksin,yaş gelmiş 50 ye, yokkk, yok hiç işim olmaz. Görsel olarak ruhumu azcık okşasın yeter dedim ve kandırık kaneviçeler yaptım ve adını da bu yüzden kandıraviçe taktım:))
Yaptıklarım basit ama şirin şeyler olsun istedim, yazlıktaki odamın duvarlarına asacağım, çok çok olacak bunlar. Yaparken kâh internetten kâh 10 marifetten  faydalandım, bazen de kendim çizdim. Kendim çizme konusunu ayrı bir yazıda elim erince açıklayacağım en eğlenceli kısmı orası benim için.

Bunları işlerken yine kasnak kullandım ama öyle çok saya saya işlemedim, yine de göz kararı olsa da belli bir düzende olmasına çalıştım, o kadar  kandırık değil yani ama doğrusunu yapmak isteyenler örnek olarak beni almasınlar çünkü çarpıları denk gelmez:)) Yakından çok daha güzeller, çok şirinler, ne zaman giderler yerlerine bilmiyorum ama gidince toplu resimlerini de çekerim.
Bu arada evdekilerden pek bir takdir topladım hızlı hızlı işliyorum diye şaştılar kaldılar bir yandan televizyon bir yandan lay lay lom, için için güldüm tüm ciddiyetimle işliyor gözüktüm ama sonra açıkladım.

 (Tülinciğim :))), konuyla alakası yok ama aklıma geliverdi, kaçmadan yazayım dedim ama nerden konu o gün buraya geldiydi şimdi onu da hatırlayamadım iyimi?  :) (Jacques Seguila/Anneme reklamcı olduğumu söylemeyin, o beni bir gelenevde piyanist sanıyor)

Çerçeveleme aşamasında altlarına sertlik versin diye  atık CDlerdem koydum, içine elyafla dolgunlaştırdım ve arka tarafından sık aralarla dikerek gergin durmasını sağladım. Arka kısmı temiz gözüksün diye altı yapışkanlı kağıtları silikonla yapıştırdım ve etrafını perde kordonu ile silikonlayarak çerçeveledim.Ohh ne yapacağım niye saklarım diye düşündüğüm perde kordonları da yer buldu kendilerine böylece:)

İşte yaptığım kandıraviçelerin ilki...
Tema bahar, kuşlar yuva yapmış ağaç dallarına, anne minik kuşunu besliyor. Ağaçlar pembe tomurcuklar açmış. Bir bisiklet var orada,  ağaca yaslamış... o bisiklet sahicikten, Mahmut abimin hediyesi, pek bir kıymetli... Teşekkürler Mahmut Abi, Nalanım sayesinde o güzel bisikletlerinden birine ellerim değdi, çok güzel bir yaka iğnesi aslında da kıyamıyorum kullanmaya, ya kaybedersem korkusuyla...İyisi mi bir ağaç gölgesinde sahibinin gözünü okşasın dedim...






14 yorum:

  1. bravo, çerçeveleme ve değerlendirme detaylarına bayıldım, ince etamin yerine kalınını kullansanız belki de isim türetmeye de gerekkalmazdı, ama bu haliyle de şahane görünüyor :)

    YanıtlayınSil
  2. hoş olmuş bu kandıraviçe:)) ama itiraf edeyim bisiklete ayrı bir bittim....

    YanıtlayınSil
  3. Çok beğendim. Uyduruk muyduruk ama çok güzel olmuş:) Bence uyduruk değil, seninki üç boyutlu kanaviçe olmuş... Hele birkaç tanesi yan yana geldiğinde, daha da kendini gösterecek.

    YanıtlayınSil
  4. Oh,be.Kitabın adını daha müstehcen sanmıştım da,anne niye reklamcılığa tercih etti bu durumu diye düşünmüştüm.hiç düşünecek şeyim yok ya.

    Benim de küçük bir planım var kanaviçe ile .Adı da kanaviç olur herhalde.Epey küçük bir proje çünkü :)
    Bisiklet detayına bayıldım bu arada.

    YanıtlayınSil
  5. Şekerim panon ayrı güzel olmuş, yazın apayrı yani yemede yanında kıvrıl yat kıvamında. Ben seviyorum seni okumayı, bunu bugün daha çok fark ettim, kendine iyi bak,öpüyorum kızçemle:))

    YanıtlayınSil
  6. Ay-serciğim bu kumaş elimdeydi yenisini almadım ince uzun bir kumaş başka da birşey yapılmaz,bir daha kine inşallah...
    AdaDenizciğim,Marifetli Perim teşekkür ederim.
    Tülinciğim,güzel bir kitaptı pepsi-cola savaşı ile ilgili, ee ana bu yüreği kaldırmaz herhalde böyle kurtlar sofrasındaki bir işe:)Hadi bakalım kanaviçler gelsin:)))
    Bilge ve Annesiciğim,bende kızceni ve seni öpüyorum...

    YanıtlayınSil
  7. Yukardaki çanta yazısına yorum yazacaktım ama dön dolaş buraya kısmet.Kaftan serileri de bir harika.CD, elyaf deyince bu aralar onlarla ilgilendiğimden,kenarda kordon iyi fikir :)Kanaviçe tablolar birlikte duvarda çok hoş duracak.

    YanıtlayınSil
  8. Çiğdemciğim teşekkür ederim.Kordon hoşta duruyor, yakından daha güzeller inan kandırık mandırık aman olsun ben sevdim...

    YanıtlayınSil
  9. çok şirin bisikletiyle filan tam 3 boyut kazanmış. ellerine sağlık can ablam

    YanıtlayınSil
  10. Şirincik oldular küçükgüneşim, daha 7-8 tane var yayına göndereceğim dur yarın başlayayım fotoğraflarını çekmeye bir an önce:))

    YanıtlayınSil
  11. Aman ne de güzel kuşlar bunlar bende önlüğü böyle kararlamadan yapayım bakalım ortaya nasıl bir şey çıkacak.İyi fikir vallahi.

    YanıtlayınSil
  12. İstediğin deseni belirle esenciğim sonra çizgileri taşmayacak şekilde küçük kücük yan yana çarpıla...kolay gelsin:)))
    Yaşasın kandıraviçeciler deriz sonra...

    YanıtlayınSil
  13. canımcığım,şimdi baktım Mahmuta işaret ettim.Son eseri bilgisayar standının önündeki koltuğuna yayılmış int.arkadaşlarına siyasi nutuklar atıyordu.Bana bakıp az sonra dedi.Lafını bağladı geliyor.
    Bakalım ne söyledi:
    aaa benim bisiklett
    ben de açıkladım.
    Kaybedersem korkusuyla bölümüne heh hee dedi
    anlamı,
    kaybolmaz,kaybolsa da ustası burada,rahatça kullansın dedi, canım
    Biraz önce kızı skype da gördük.Büyümüş,gülmeye de başlamış.
    Sevindik.

    YanıtlayınSil
  14. Ahh Nalancığım bugün sesini duymak nasıl iyi geldi bana...Vallahi arsızlık ederim Mahmut abiye söyle yani öyle he hee demesin bana, kaybettim der der gelirim karşısına ohh sonra rengarenk bisikletlerim olur, bunu götürmeyeceğim yazlığa her daim karşımda olsun sabitlemedim çıkarır çıkarır takarım:)) Ahh Elgız ahh...Özellikle ilk aylarda inanılmaz çabuk büyüyüp değişiyorlar. Ertuştan izin çıkmış desene:)))

    YanıtlayınSil