.

.

1 Aralık 2010 Çarşamba

Laleli Zamanlar...

Yıl 1710...Lale Devri...Rivayet odur ki bir lale soğanı 100 altına alıcı buluyormuş zamanında... Istanbul'un her yanı Padişah için düzenlenmiş hasbahçelerden geçilmiyormuş..

Yıl 2010... Lale devri çocuklarıyız biz...Mekan,Istanbul... Laleleri kendimiz yetiştiriyoruz çok şükür... Hasbahçeler artık geride kaldı,yol kenarlarına boylu boyunca eker olduk, yani o kadar bol artık lalemiz...

Aralık ayı geldi mi hazırlıklar başlar yol kenarlarına ekim için ama her nasılsa 1 ay bile yaşatılamaz canım çiçekler onca emeğe rağmen :(

Bunlarda benim lalelerim,uzun ömürlü olsunlar inşallah:))

Boyama işi çok zor benim gibi eğitimsiz biri için, özellikle bekleme aşamaları ve ilklerde,düzelme yapmak için dokunamamak bayağı yıpratıcı süreç bir de boyayı sulandırmaya korktuğumdan fırça ile debelleşip durdum, sonra elim alıştı... Ben çok ince bir iş çıkarmak için uğraşmadım açıkcası,kaftanlardaki görselliği desteklesin yeter dedim, hoş demeseydim de bundan iyisini sanırım yapamazdım. Ne demişler; ''Bundan iyisi Şam'da kayısı:))
Sahi onu neden demişler acaba?



Magic Boxlara denemesem olmazdı:)))



Eğlenceli bir anektod: Lale, Istanbul'dan  Hollanda'ya 16.yy da ilk gittiğinde Hollandalılar lale soğanını kızartıp, yağ ve limonla afiyetle yemişler:)))

13 yorum:

  1. Fiamma'cığım, bunlar gördüğüm en güzel kaftanlar. Ellerine sağlık. Bayıldım. Sevgiler.

    YanıtlayınSil
  2. Aman allahım.En sevdiğim figürler bir arada ne muhteşem görüntü bu bak bak doyamadım.Ellerine sağlık arkadaşım.Şehr-i Bursa'dan sevgiler....

    YanıtlayınSil
  3. Sende bu yürek,bu dil,dolabında bunca güzel kaftan varken,
    hangi kalbin sarayında yaşamazsın ki?

    hem beğendim,hemde fikir kaptım ;)

    YanıtlayınSil
  4. Sevigili Fiamma, bunlar müthiş olmuş. her birini ayrı ayrı sevdim..

    YanıtlayınSil
  5. padişahlar görse kıskançlıklarından çatlarlar vallahi süper olmuşlar ellerine fikrine sağlık

    YanıtlayınSil
  6. Sevgili Nedukcuğum,iyi ki varsın...
    Sevgili Makgicciğim, hımmm bana güzel bir ipucu oldu:))teşekkür ederim, az kaldı geliyorum bloğunu ziyarete:)))
    Sevgili Tülinciğim, çizimlerin hepsi nev'i şahsıma ait, fırçayı elime aldığımda kaftanların üzerinde kendiliğinden şekillendiler ve sana ilham oldularsa ne mutlu bana..heyecanla bekleyeceğim:))Bak şimdi merak ettim!
    Sevgili Serguncuğum, müthiş değil,kusursuz değil,hatta belki yakından burada göründüğü kadar bile güzel değil ama yüreklendirici yorumuna teşekkür ederim.
    Sevgili Nrhnmrlciğim aklıma hayallerin geldi ki, gerçek olsun inşallah can...Bir padişah giydirmeyi isterdim doğrusu:))

    YanıtlayınSil
  7. ortaya şapşahane kaftanalr çıkmış yine, byıldım resmen. üretkenliğine şaşıyorum walla abla maşallah..

    YanıtlayınSil
  8. Bayıldım ben bu kaftanlara, ellerine sağlık Fiamma'cığım. Hollanda'da lale soğanlarını yediklerini okuyunca çok güldüm :)

    YanıtlayınSil
  9. Fiamma harikasın çok muntazam boyamışsın.Desenler harika.Lale Devrinde padişahlar bu kaftanları görse kendi kaftanlarını giymezlerdi.

    YanıtlayınSil
  10. şahane harika bayıldım resmen yine...ellerine sağlık

    YanıtlayınSil
  11. Küçükgüneşim teşekkür ederim birtanem:)))
    Yeşimciğim vallahi yemişler afiyetle aslen lalenin tac yaprakları salatalarda yeniyor ama bunlar fazla oburlarmış soğanken tüketmişler:)))
    Esenciğim gelsinler giydireyim o padişahları, seve seve dikerdim:)))Boyamalar çok iyi değil ama gittikçe elim alışıyor iyileşecek inşallah...
    Alonenesciğim teşekkür ederim canım...

    YanıtlayınSil
  12. harika olmuşlar fiammacım. ellerine kollarına sağlık. bayıldım bayıldım...

    YanıtlayınSil
  13. Sevgili sarımelek teşekkür ederim canım...

    YanıtlayınSil