Tanıştırayım efendim elinde iş varsa ve kafanı kaldırmadan kendini işe vermişsen o mini mini yarım gözlüğü takıp uzaklara bakmak istiyorsan üstten üstten bakacaksın, benim tabirimle kurt gözlüğü nedense kırmızı başlıklı kızın ninesini yiyen kurt böyle kalmış belleğimde.
İkinci orta sıradaki gözlük yakın-daha yakın progresive gözlük, nam-ı diğer ofis gözlüğü, bilgisayardan elindeki işe kadar masa üzerindeki yakın yerlere özel projöktör bakışı atabiliyorsun. Bu kişiye özel bir gözlük, özel ölçümle yapılıyor ve biraz tuzluya mal oluyor bir de yapılmasını 4 gün falan bekliyorsun ama rahat mı diye sorarsanız, evet çok rahat:))
Üçüncü ve sonuncu gözlükse uzak gözlüğü, teeeeee uzaklara bakıyorsun, bakıyorsun, bi daha bakıyorsun. Ben bir türlü alışkanlık edinemedim bu zat-ı şahaseri kullanmaya yıllardır ama Allahtan numaraları küçülmüş yaş kemale erince de şimdilerde takmasam da fazla etkilenmiyorum.
Gelelim dün akşam ki salozluğuma; bunca gözlük tanıtımı yaptıktan sonra kendi reklamımı yapmasam olmaz değil mi ama? Dün o ortadaki en nadide gözlüğü takıp iş yapmaya kalkan ben boynumdan sarkıttığım sırada aniden ayağa kalkıp da masa ile bedenim arasında şıkıştırıp, tost yapıp kırmam mı o gözlüğü:(, dokunsan ağlayacağım o kadar sinir oldum kendime yani. Bugün yine bana optikçi yolları gözüktü dualar eşliğinde, sağ ayağımla girdim dükkana, ne derler adama daha dün aldı bugün kırdı embesil diye tuhaf bir eziklikle, neyse ki 1 saat içinde yapılabilecek boyutta kırmışım da erken kavuştum..:))
Bu yaşta zenginlik bu kadar olur ve hatta fazla bile gelir benim gibisine, estek-köstek, eğreti-meğreti hayatımıza bu üçleme dahil edildiler efendim...Peki neden? Yazdıklarınızı daha iyi okuyabilmek için efendim tabiii ki:)) OOol-leeeeyyyy:))
