Kutulara devam...
Açar kaparken kırılmış kutunun ağız kısımları... Ama ben seviyorum (Hani şu 45 yıllık yılbaşı arkadaş muhabbetlerim var yaaa size anlattığım onlardan 2 kardeşin hediyesi yani manevi değeri de var üstelik, anılar içinde geziniyorum ben onlara dokundukça, azcık kırık olmaları kimin umrunda bunca yıla yaydığımız dostluklar olunca) Muhtemelen ben kırmışımdır, bizim evde böyle bu işler:)) en çok sen elliyorsun derler sıyrılırlar bir güzel işin içinden, kırık da onarma da sana ihale edilmiş olur böylece:)) Güle oynaya değil, ezile büzüle onarırsın suçlu çocuk psikolojisiyle :)) aslında o kapağı kaldırılıp korken nazikçe bırakmaya hep dikkat etmiş, hiç aceleye getirmemişsindir açma kapama olayını, yaa onlar bilmeden de oluşsa o minik minik kırıklar için acaba senin gösterdiğin özeni göstermişler midir?
Bunuu hiç bir zaman bilemeyeceğiz, doğal olan şu ki evde en çok eşyalarla temizlik vs nedenlerle ben haşır neşir olduğumdan doğru orantılı olarak kırma riskini daha fazla yüklenmekteyim. Şimdi ben desem ki bunu ben kırmadım, siz kırdınız, seceresi unutulan bütün kırıklarım yazılacak yeniden karneme en iyisi susup üzerine 2 kuş kondurup yerli yerine koymak:)))
Kırıkları soğuk porselen hamuru ile onardım, dore boya ile tümünü yeniden parlaklık versin diye tek kat boyayıp vernikledim. Minyatürlerden artan 2 kuş da geldi kutunun üzerine kondu. Şimdi dikkat edilecek 2 şey var: 1. kapağı yeniden kırmamak, 2. Kuşları yerinden koparmamak:)) Varan-1:))
Kutu boyanıp parlayınca bu kere çerçeve sönük kaldı kıyısında, ona da bir el boya ve vernik çekip, neredeyse çöpe gidecek plastik bir çiçek dalıyla boyutlandırdım. Arka fondaysa çikolata kutusunu kullanıp fonun üzerine dairesel kabartılar yaptım. Varan-2 :))
Yeni yerine pek yakışan asma yapraklı kartım aslında yukarıdaki çerçevede duruyordu yıllardır. 6 yıl önce kaybettiğim bir dostumun el yapımı bir hediyesinin üzerindeydi ve sanırım o da el yapımı. Yine hediye gelen çok güzel bir çerçeve sanki bu kart için yapılmıştı hiç bilinmeden.Çerçevenin dışındaki yapraklarla karttaki yapraklar yakından o kadar güzel geçiyor ki birbirine elime alıp uzun uzun bakıyorum, tabii bu geçişi benim kabiliyetim yansıtamadı sizlere.Belki de parlama yapan o camı değiştirmek en iyisi, tuuuh keşke daha önce akıl etseydim bunu da yapmış olsaydım bu resmi çekerken:( Yerine yerleştirmeden evvel yaparım çabucak n'olacak, çok seviyorum ben o mat camları... Hazır halde asılacakları yeri bekliyorlar mutlu mutlu... Ve Varan-3
Kırıkları soğuk porselen hamuru ile onardım, dore boya ile tümünü yeniden parlaklık versin diye tek kat boyayıp vernikledim. Minyatürlerden artan 2 kuş da geldi kutunun üzerine kondu. Şimdi dikkat edilecek 2 şey var: 1. kapağı yeniden kırmamak, 2. Kuşları yerinden koparmamak:)) Varan-1:))
Kırıklar belli olmuyor değil mi?
En büyüğü burada, diğerleri daha küçük, üstteki resim önden görünümü
Kutu boyanıp parlayınca bu kere çerçeve sönük kaldı kıyısında, ona da bir el boya ve vernik çekip, neredeyse çöpe gidecek plastik bir çiçek dalıyla boyutlandırdım. Arka fondaysa çikolata kutusunu kullanıp fonun üzerine dairesel kabartılar yaptım. Varan-2 :))
Yeni yerine pek yakışan asma yapraklı kartım aslında yukarıdaki çerçevede duruyordu yıllardır. 6 yıl önce kaybettiğim bir dostumun el yapımı bir hediyesinin üzerindeydi ve sanırım o da el yapımı. Yine hediye gelen çok güzel bir çerçeve sanki bu kart için yapılmıştı hiç bilinmeden.Çerçevenin dışındaki yapraklarla karttaki yapraklar yakından o kadar güzel geçiyor ki birbirine elime alıp uzun uzun bakıyorum, tabii bu geçişi benim kabiliyetim yansıtamadı sizlere.Belki de parlama yapan o camı değiştirmek en iyisi, tuuuh keşke daha önce akıl etseydim bunu da yapmış olsaydım bu resmi çekerken:( Yerine yerleştirmeden evvel yaparım çabucak n'olacak, çok seviyorum ben o mat camları... Hazır halde asılacakları yeri bekliyorlar mutlu mutlu... Ve Varan-3
Bu günlük yayın bu kadar...
Sevgiyle Kalın...





