Nostaljik nostaljik dolanıyorum evde günlerdir:)) Bir yanım yorgun, bir yanım da bu keşiften sevinçli ve kârlı,. her yere bir şey tıkalamış durmuşum ve sonuç olarak da ne nerede bilemez hale gelmişim. Bunlar oldukça eski dönemlerde yaptığım takılardan, en az 15 yıllık, antika değerli bile var artık yaniii:)), hangi kutuya elimi atsam en az 10 dakika kalkamıyorum başından, bir kutu açıyorum sanki kargodan paket gelmiş de ben içinde ne var diye merakla döküyorum, saçıyorum, yayıyorum tabii tekrar dağılıyorum:) Ellerimi ellikten çıkarmıştım bunları seneler önce yaparken, yad ederken geçmişi bunu hatırlamadan geçmek olmaz! Çok sonra, yıllar sonra ben internetin nimetlerini keşfe çıktığımda, 10marifet.org'u ve tabii siz güzel dostlarımı buldum. www.10marifet.org vasıtasıyla Sevgili Sesiber'le yorumlarda sohbet ederken teli mikserin ucuna bağlayıp bu burguların çok kolaylıkla yapılabileceğimi öğrendim:), benden sonra mı keşfedilmiş yoksa hep var mıydı da ben o yorumlarla keşfettim, halen gülümsetir beni mikserin bu kullanım şekli. İnsanların paylaştığı bilgilerle birbirlerine keyif vereceklerinin, hem uzun soluklu güzel dostluklara vesile olacaklarının hem de birbirlerine çok güzel şeyler öğretebileceklerinin güzelliğini hissettirdi bu broşlar bana... Bu vesileyle kafayı da dağıttık günden, gündemden koptuk iyi geldi bu nostalji yani :) Aylardan Şubat, yıl 2009, 4 yıl geçmiş aradan neredeyse üstelik bir blogum da oldu bu süreçte...
Bu kadar nostalji yeter mi? Hadi bugünlük bu kadar olsun... Gelelim yoğurt kabından çıkan hazinelere...
Bu burgu tel kullanarak yaptığım takılar, yüzükten küpeye, bilezikten kolye ucuna kadar geniş bir aksesuar serisinden oluşuyordu. Elimde kalan bu parçalarsa ya kolye ucu ya da yüzüktü. Formları ile ufak oynamalarla hepsini broşa çevirdim halen kolye ucu olarakta kullanılabilirler ama yüzük için gözüme pek alengirli geldiler. O zamanlar ne düşünüp yapmışsam, bilemedim:)) Ama bundan sonraki hayatlarına broş olarak devam edecekler...





