Küçük müçük ama bugün bayağı peşinden koşturdu beni bu tavşancık:))
Kolay gözüküyor yapımı lakin originalinden daha fazla dikişine özenince, çamaşır makinasında bile yıkansın diye titilenince bir de dikiş makinasını çıkarmaya üşenince bir baktım ki incik cincik parçalarla uğraşırken akşam olmuş.
Halacığım ardiyesini düzenlerken bir koca koli dolusu dantel, sutaşı, fisto, fermuar, düğme, kumaş da bana ayırmış, harika Marmaris ganimetleri edindim sayesinde, enfes enfes hepsi. Bir de eski evinde kullandığı süsü bana örnek olsun diye eklemiş koliye ''Bana da bir tane yapar mısın?'' diye. Yapmaz mıyım halacığım, yaparım tabii diye koyuldum işe onun istediği yeşildi yani originalinin aynısı.Olurrr neden olmasın....
Onu yapmazdan evvel bakim nasıl olacak diye başka bir kumaşla deneme çalışması yaptım, ee oluyormuş yani:)) Tabii aynısını yapamadım yapmadım, öncelikle o rafyalardan evde yok, eskiden her yerde vardı rafyalar şimdi kolay bulur muyum onu bile bilmiyorum ama deneyip araştırıp çarşı pazara gidince göreceğiz:))
Bu eskizi olsun aslı da olur elbet:))
Yarın daha güzel resmini eklerim,teyzem misafir bizde:)ancak bu gecelik bu halini yayına gönderebiliyorum, çünkü az sonra kavga etmeye başlayacağız sohbetine de doyum olmuyor demeye başladıııı. Tavşan kaç, tavşan kaç sahi neydi öyle bir tekerleme geldi aklıma çocukluktan ya da bir oyun muydu o? Neyse ben kendime uyarlayayım Fiamma kaç, Fiamma kaç))




