.

.

21 Kasım 2014 Cuma

Ankara, Ankaraaaaaa, Ankaraaaaaa!!




Göbek bağımızı Ankara'ya mı atmışlar bilinmez ama Serpil Aksungur'la gelenekselleştirip  10 Kasım Atamızın Ölüm Gününe denk getirip bu vesile ile Anıtkabir'e de gitmek için yollara düşmeyi adet haline getirdik. Dağ taş gezdik, bu ükede Atasına şükran ve özlem duyan vatandaşlarla Anıtkabir de buluştuk, göbek bağımızın yerini bulamadık ama öyle güzel sevgi bağı kurduğumuz yüreği güzel arkadaşlarımız var ki Ankara'da onlarla buluşmanın heyecanını yaşadık.
Ankara, Ankara güzel Ankara... ( Haaa pek güzel değilsin gerçi betonlaşman ve çarpık yapılaşmanla ama yine de seviyoruz biz seniii bea:)
Döneli neredeyse 2 hafta olmasına rağmen şu satırları yazarken bile yüzümde kocaman bir gülümseme, yüreğimde zamanın bu kadar çabuk geçmesinin azıcık hüznü var. Ne çabuk geçiyor günler...Bazı dostlarımızla görüşemeden, bazıları ile de görüşüp de doyamadan döndük. Sibel'in Hobi Dünyası, Sibel Hoşcan Gönen bizim geleceğimizden haberdar olunca bize öyle güzel bir parti düzenledi ki unutulmaz saatler geçirdik Sibel'in yeni açtığı atölyesinde. Adeta ikinci açılış yaptık tüm güzel dostlarla birlikte Allah yolunu açık kısmetini bol eylesin. 1 Yıl öncesi bir hayaldi bu güzel mekan Sevgili arkadaşımız Sibel ve Sevgili eşi Murat için. Bu hayal öyle git-geller yaşadı ki Serpille ben bu zamanlara da tanıklık ettik. Çok şükür ki aşılmaz sanılan zorluklar aşıldı ve pembe güllerle, özenle donanmış bu güzel atölye açıldı. Sibel herşeyi kendi elleri ile yapmış ve misler gibi bir mekan yaratmış. Sımsıcacık bir ortam, her bir köşesi, her bir köşeye yerleştirilmiş bir minik obje huzur yayıyor içinde bulunanlara. Kendimizi düşündüğümde çat kapı gidemeyeceğimiz yakınlıkta olmadığından şanssız görüyoruz ama Ankara'daki hobicanların içinde keyifli zamanlar geçirecekleri
bir mekanları ve güler yüzlü, sevgi dolu da bir ev sahipleri onları bu mekana bekliyor olacak. EEE tabii bizlerde hiç belli olmaz Sibel'in düzenlediğini duyduğumuz bir workshop, etkinlik gibi bir toplantı olursa yine atlar gideriz:)), Ankara şunun sşurası 3,5 saat. Bazen Istanbul'da ki benim oturduğum yer iyicene sapa herkese 3,5 saatte bir yerlere ulaşamıyoruz şehir içinde... Hem ben bu yol ve yolculuk fobimi yenmişken arayı da fazla uzatmamak lazım değil mi ama?

Blog yazma zevkimi kaçıran en önemli etmenlerden biri bu resimler! İstediğim yere koyamıyorum, yazı içine dağıtamıyorum, yan yatıyor ayağa kaldıramıyorum. İdare edin blogcanlar artık.. Bol bol resim koymak istiyorum özellikle bu yazıma kii dönüp baktıkça bakasım olacak Ankarada geçirdiğim bu güzel günlere...

























Bade ile Busemin isimlikli duvar süslrini Murat kardeşim ve Sibelciğim elleri ile yaptılar, onların ellerine ulaşmadanbu güzel hediyelerin surprizini kaçırmayayım dedim ama yayınla gitsin bee Sibelciğim ben daha gidene kadar bayağı var, hatta karşıma koydum teslim edene kadar seve seve eskiteceğim bile:)) Her birinize bu güzel hediyeleriniz için ayrıca teşekkür ederim. Nalanımın eldivenlerinin resmini dahi çekemedim döner dönmez sitedeki arkadaşlarımın yumuk ellerine verdim ve o gün hava öyle söğuktu ki Ankara tiftiği ile örülen bu eldivenlerin ısıtmasına şaştılar.

Müzeyyenciğim masa bizim evde böyle ters durmuyor orijinalinde ama senin güzel örtün sayesinde takla atıyor adeta, misler gibi de kokuyor üstelik halen kullandıkça seni hatırlayacağım.

Sevgili Bahar, Nalan,Nuray, Sultan,Tülin,Dolunay,Sibel,Serpil,Nimet,Müzeyyen hepinize kocaman teşekkürler bu güzel günleri bize yaşattığınız için:)) Ve görüşemediğimiz güzel dostlar kalbimizde sizlerin sevgisi Istanbul'a döndük ama yine geleceğiz nasılsa ve bu mekanda tekrar buluşmayı nasip etsin Allah bize...

1 yorum:

  1. şulem ne güzel anlatmışsın o dakikaları yeniden yaşadım arayı fazla uzatmadan yine gidelim ben bu canları şimdiden özledim.öptümmmmmmm

    YanıtlayınSil