.

.

19 Nisan 2013 Cuma

Hobbidik Karma El Sanatları Sergimiz/1...



Bir gittim pir gittim sesim soluğum kesildi hani kafanızı dinlediniz desem yeridir bu bensizlikte ama döndüm işte kazanız mübarek olsun yanii, döndüm hem de boş dönmedim :))Çok özledim bloguma yazmayı ve sizlerin bloglarına girip girip yorumlar bırakıp, ekran karşısında deli deli kahkahalar atmayı, ya daa ayyy bayıldım çok güzelmiş bunlar demeyi... Ara ara inanılmaz yazma isteği duydum ama hep ben de sizlerden gelen yorumları okudukça bunu keyfini çıkarmak istediğimden ve dahi buna ev durumumu da katınca fazla zaman ayıramayacağımı bildiğimden erteledim durdum. Ama boş durmadım, hem de çok çalıştım, çokkk... 

Sevgili Filiz/Fidan Başaran kardeşlerle face de sohbet ederken ve Arnavutköyle 26 Mayısda düzenlenecek Şenliğe kermes masası ile beraberce katılma planları yaparken, şöyle mi yapsak, bunu yapsak nasıl olur acaba  yaaa bizim evin üst katı çok müsait neden yapmıyoruz diye konuşurken konuşurken aniden start verdikleri bir sergiye beni de aralarına almalarıyla başladı bu güzel koşuşturmaca ki hazırlık aşamaları her ne kadar yorucu olsa da son derece keyifli ve eğlenceli geçti. Öyle kısıtlı bir zamanda nasıl hazırlanırız kii nidalarıyla onların coşkusuna heyecanına kaptırmış buldum kendimi. Bir yanım bu sürede nasıl yetişir yapmak istediklerim derken diğer yanımda large ol kızım nasılsa kaynar gidersin 3 parça da olsa aradan deyip duruyordu. Yine de hiç azımsanmayacak kadar çeşitte ürettiğim üretimlerle sergiye katıldım. Tabii başta kocakarılar... Onların yerleri daha sergi fikri kesinleştiğinde hazırdı, şöminenin üzerine kurum kurum kurulacaklardı, sağolsun Fidan la Filiz de öyle bir gaz verdiler ki yap yap diye hem şöminenin üst katı hem şöminenin alt bölümü hem de diğer standlarını kocakarılar bastı. Diğer yaptıklarımı zaman zaman yazı olarak ayrıca yayınlayacağım. Bugünü Hobbidik Karma El Sanatları Sergimize ayırmak istiyorum.

Evet sergi stardı verildikten sonra her birimiz üretime geçtik. Fidancığım nam-ı diğer Rapunzel (Ki sağlık nedenleri ile kuçularıyla evini ayırıp üst katta ikamet etmeye başladığından  ve bu kata daha yeni taşındığından herşeyi sepetle aşağıdan Filiz gönderdiğinden tarafımca bu ada layık bulundu) cam şişeleri, ahşap tepsileri,panoları, kutuları boyayıp, vernikleyip, kabartıp, dekupajlamaya başladı. Dikiş dikmekten ve alt katta oturmaktan dolayı iki isimle nişanlanan Sevgili Filiz nam-ı diğer Kül Kedisi Katina (Katina adını ev işlerinden kalan zamanlarını ancak dikiş makinası başında geçirdiğinden ve sadece kesip biçip, dikiş diktiğinden, Kül Kedisi adını ise 3 tane kuçu ile ev işlerini ve dahi yemek işlerini de alt katta oturması ashabiyle aldı) ise kesip biçmeye, harıl harıl biçtiklerini dikmeye başladı. Serpilciğimse bir yandan sağlık sorunları ile uğraşırken bir yandan da sessiz sessiz üretti. Onun adını da 3 ümüz oy birliği ile Çıtır taktık ki hep çıtır hep sağlıklı ,hep yüreği gibi çocuk, görüntüsü enerjisi gibi genç kalsın Serpilimiz. Sıra geldi sergimize ad bulmaya her daim Zihn-i Sinir projeler üretmekten kafası bulanık ben kendime Zihni Sinir adını aleltecel aldıktan sonra ona da bir ad buldum ki kahkahalarla ve sevinç çığlıkları ile kabul gördü adı. İşte HOBBİDİK KARMA EL SANATLARI SERGİSİ adı da böylece doğdu. Yani, hobby, boya,biçki, dikiş...
Zaman nasılda hızlı geçiyor hepi topu 3,5 hafta onun büyük bölümü de iç ve dış işlere ayrılmış vaziyette akıp gitti ve beklenen gün geldi çattı. Bir gece önceden başladı  ki ben o anları evde son hazırlıkları yapıp yaptıklarımı paketleme derdine düştüğümden kaçırdım.Sergi günü Rapunzel ile Katina'nın yengeleri Hayrunnisa Başaran kızları Özlem ve Ayşe , Serpilciğim ve ben koskoca mekana yayıldık  serdik serildik. Hepimiz birbirimizin yaptığına çığlıklar atarak iltifatlar ettik son hazırlıkları bitirip misafirlerimiz gelince kiii işte o andan sonrası bir rüya gibi geçti... Bazılarını hiç hatırlamıyorum iyi mi, sanki ordayım da değilim gibi bazı anlar, ama bazı anlar var ki  bilmem artık yansıtıyor sanırım resimlere baktıkça yaşadığımız güzel dostlukların hazzını... Ammannnnn geçti gitti işte yaaaaa, şu an tekrar o güne dönmek tekrar tekrar yaşamak isteği duyuyorum resimlere bakarken, hatta bu duygu gecenin geç vakti evden sergideki eşyaları toplarken başladı, kapıdan uğurlanırken zirve yaptı halen de devam ediyor. Sizi keyifli anların resimleri ile başbaşa bırakıyorum Allah her birinize hem böyle güzel dostluklar nasip etsin hem de her birinizin emek emek ürettiklerini sergileme imkanını versin. Gerçekten yaşanması gereken bir duyguymuş bu ikincisi de ki bana da büyük bir haz verdi.
Bu bölümde yaptıklarımızı değil, ben bugünde bizi yanlız bırakmayan yüreği güzel kendileri güzel dostlarımızı paylaşacağım... Kimler yoktu ki... bir çokları da resim karesinde yoklar üstelik... ama onlar yüreğimizde hoş sedaları ile...İyi ki varsınız güzel dostlar...

Bu güzel günün mimarı Filiz&Fidan Başaran Kardeşlere Teşekkürlerimle...


Serginin mihenk taşları  Başaran Ailesi...

Sergimizin Çıtır'ı ve Rapunzel'i...
Siz bakmayın saçlarının kısa olduğuna  bu bizim modern Rapunzel'imiz sepet  kullanıyor ...

























































15 yorum:

  1. Bol fotoğraflı güzel bir post ile dönmüşsün ablacığım, hadi bakalım hayırlı olsun şimdiden

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol tatlım teşekkür ederim:)

      Sil
  2. Nasıl eğlenmişsiniz öyle. Kahkahalar fotoğraflardan fışkırıyor sanki. İçim gitti anan ki.
    Çok sevindim her biriniz adına canım. Güzel işlerin başlangıcı, vesilesi olmasını dilerim.Kocaman sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vallahi içiniz gitmesin diye duyurmak bile istemedim uzaktaki arkadaşlarıma, hatta ben sizlerden bile buruktum bu anlamda ki keşke hep birlikte olabilseydik Tülinciğim.

      Sil
  3. Şule'cimmmmmmmm,
    nasıl güzel yazmışsınnnnnn
    çok teşekkürler
    her anı tekrar film karesi gibi gözümün önünden geçti....
    yüzümdeki gülümsemeyi görmelisin
    sen de,Serpil ablam da ve diğer blogcanlarımız da iyi ki varsınız....
    hepinizi seviyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fidoşun daha yeni başladım yazmaya:)) blogumu takip eden güzel dostları bıktırana kadar yazı dizisi yapmayı düşünüyorum. Keşke zamanı geri alabilsek diyor bir yanım bir yanımda Arnavutköy Şenliğinde çıkarırız yine keyfini diyor.

      Sil
  4. Face de gördük kıskandık, bi de burda gördük çatladık... daha noolceeeek :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem ki canım daha ne olcek... En yakınımızda sendin her an gelirsin diye gözüm yollarda kaldı ama işte bu uzaklıklar yok mu bazen çok istesende sevdiklerini sana getiremiyor. Yine de sesini duymak çok güzeldi. Face tam anlamıyla zaman tüneli ve herşeyin çok çabuk tüketildiği bir yer gibi geliyor bana bu yüzden katlanacaksın artık ben sergimizin keyfini bloguma taşırken. EE ne demişler hatırda kalmayan satırda kalır, bir zaman sonra dönüp baktığımda belki de hayatımdaki ilkler arasında olacak bu sergi de:)Kapa gözlerini sen kapa ben başka yayına geçince haber veririm sana:)))

      Sil
  5. İyi eğlenmişe benziyorsunuz:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nedretciğim ah Nedretciğim, aynı zamanlarda sen de bir telaş biz de başka bir telaş her ikisi de mutlu yüz güldürücü. Fidanla Filiz vesile oldu ki ben de tatmak istediğim bu hissi yaşadım sayelerinde, çok da eğlendik, dostlarla çok keyifli anlar yaşadık. Kulaklarınızı çınlattık tek tek...

      Sil
  6. Gittim geldim tekrar tekrar bakıyorum herkes ne kadar mutlu :) harikasınız :))

    YanıtlaSil
  7. Hepiniz çok güzelsiniz:))))))

    YanıtlaSil
  8. Gelmiş kadar olduk Valla muhteşemsiniz. Güzel işler güzel eğlenceli bir olaymış canım gene yapın gelelim,gelemzsek seyredelim.

    YanıtlaSil
  9. bencede hepiniz çok güzelsiniz ve de keyifli..

    YanıtlaSil
  10. kıskandımm cok kıskandım keyfiniz neseniz birlikteliginiz fonda güzel istanbul :( gercekten muhtesemsiniz fekattt encok önlükleri kıskandım :))

    YanıtlaSil